Kardeş, aynı ebeveynlere sahip olan ve genellikle aynı ev paylaşan kişi ya da kişilere denir. Aile içerisinde önemli bir bağ oluşturan kardeşlik kavramı ve aynı zamanda genellikle hayat boyu süren bir ilişki şeklidir .
Kardeş kıskançlığı oldukça yaygın bir durumdur. Kardeşler arasında kıskançlığa sebep olan bazı faktörler vardır. Özellikle aile içinde ebeveynlerin sevgi ve dikkat unsurlarının eşit olmaması durumunda kardeşler arası kıskançlık durumu ortaya çıkabilmektedir.
Bahsettiğim durum gerçekleştiğinde çocukların duygusal gelişimler ve aile içi ilişkilerinin sekteye uğradığını gözlemleyebiliyoruz.
İşte kardeş kıskançlığının bazı yaygın çeşitleri:
- Dikkat Kıskançlığı: Bir kardeşin, ebeveynlerin veya diğer aile üyelerinin diğer kardeşe daha fazla dikkat gösterdiğini düşünmesi sonucu ortaya çıkar. Örneğin, yeni doğan bir kardeşin gelmesiyle birlikte, büyük kardeşin daha az dikkat gördüğünü hissetmesi gibi.
- Mal Kıskançlığı: Kardeşler arasında oyuncaklar, giysiler, eşyalar gibi malzemelerin paylaşımı konusunda ortaya çıkan kıskançlık türüdür. Bir kardeş, diğerinin sahip olduğu şeylere veya ayrıcalıklara özenir veya onları kıskanır.
- Başarı Kıskançlığı: Kardeşler arasında akademik, spor veya sanatsal başarılar gibi alanlarda rekabet edilmesi durumunda ortaya çıkar. Bir kardeş, diğerinin başarısından rahatsızlık duyabilir veya kendi başarısını gölgelemeye çalışabilir.
- Yetenek Kıskançlığı: Bazı durumlarda, bir kardeşin diğerine göre belirli bir yeteneği veya becerisi olması diğer kardeşte kıskançlık yaratabilir. Örneğin, bir kardeşin müzik yeteneği varken diğerinin yoksa, yeteneksiz kardeş kıskançlık hissedebilir.
- Ayrıcalık Kıskançlığı: Aile içinde belirli ayrıcalıkların veya hakların sadece bir kardeşe verilmesi durumunda, diğer kardeşler arasında kıskançlık oluşabilir. Örneğin, bir kardeşin daha fazla serbestlik veya özgürlük tanınması diğerlerinde kıskançlık yaratabilir.
Bu kıskançlık türleri genellikle bir arada görülür ve kardeşler arasındaki ilişkileri etkileyebilir. Ancak, ailelerin sağlam iletişim kurması, adaleti sağlaması ve her çocuğun duygularına değer vermesi, bu kıskançlık türlerini azaltabilir veya önleyebilir. Aileler için kardeşler arasındaki kıskançlığı önlemek oldukça zorlu olabilir. Fakat bazı önerler işlerini kolaylaştıracaktır.
- Empati ve Anlayış: Her çocuğun duygularını anlamak ve onlara empati göstermek önemlidir. Kıskançlık hisseden çocuğun duygularını kabul etmek ve onun bakış açısını anlamak, sorunun çözümüne katkı sağlar.
- Adalet ve Dengeli Davranış: Aile içinde adil davranmak, her çocuğa eşit miktarda sevgi, dikkat ve fırsat sağlamak önemlidir. Bir çocuğun diğerine nazaran ayrıcalıklı davranılması, kıskançlık hislerini artırabilir.
- İlgili ve Açık İletişim: Aile üyeleri arasında açık iletişim kurulması, duyguların ifade edilmesini ve anlaşılmasını sağlar. Çocukların duygularını ifade etmelerine ve onları dinlemeye hazır olmak, sorunun çözümüne yardımcı olabilir.
- Bireysel Zaman ve İlgi Gösterme: Her çocuğa bireysel zaman ayırmak ve onlarla birebir etkileşimde bulunmak, kendilerini özel hissetmelerini sağlar. Bu, kıskançlık hisseden çocuğun daha fazla sevgi ve ilgi hissetmesine yardımcı olabilir.
- Eğitim ve Model Olma: Çocuklara kıskançlıkla başa çıkmaları için uygun davranışları öğretmek önemlidir. Ayrıca, ebeveynlerin kendileri de çocuklarına kıskançlıkla başa çıkmada model olmalı ve olumlu davranışları sergilemelidir.
- İş birliği ve Dayanışma Teşviki: Kardeşler arasında iş birliği ve dayanışmayı teşvik etmek, kıskançlık hislerini azaltabilir. Ortak etkinlikler düzenlemek ve birbirlerine destek olmalarını sağlamak önemlidir.
- Profesyonel Yardım Alma: Kıskançlık duyguları çok yoğun veya yönetilemezse, bir aile terapistinden veya danışmandan destek almak faydalı olabilir.
Kardeş kıskançlığıyla başa çıkmak zaman alabilir ve sabır gerektirebilir. Ancak, tutarlılık, sevgi ve açık iletişimle birlikte, aileler bu durumu etkili bir şekilde yönetebilirler.
KAYNAKLAR
ADLER, A. Conossance de I’homme, Pars, Payot, 1949,
Sant AUGUSTIN – Los confessons, Pars, «Beles Lettres», 1941.
BAUDOIN, Ch. – L’ Ame enfantne et la psychanalyse, Genöve, De- lachaux, 1931.
BERGE, A. – Le facteur psychque dans I’enurese, Pars, Edt, du Seul, 1946.
BLEULER, M. – «Genese d’une nevrose chez un enfant, Evoluton psychatrque, 1947, III, 1-20.
BLONSKİJ, P.P. – «Das emzğe Knd n senem ersten Schuljahr«, Zetsch. f. pod. Psyshol. 1930, 31, 84-97. 7. BUHLER, Ch. – Knd und Famlle, Iena, 1937.
